SON SAYI
Temmuz-Ağustos sayımız yayındadır, satın alıp dijital okumak için buraya tıklayınız.
TURUNCU DERGİ
No Result
View All Result
TURUNCUMOD
Dergilerim
Hesabım
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Lookbook
Blog
Dergiler
Abone Ol
TURUNCU DERGİ
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
No Result
View All Result
TURUNCU DERGİ
No Result
View All Result
Home Yaşam

Ünlü binaların hiç duymadığınız hikayeleri

Turuncu Dergisi by Turuncu Dergisi
Ekim 3, 2020
5 min read
0 0
0
Ünlü binaların hiç duymadığınız hikayeleri

Seyahat etmeyi sevenlerin birçoğu, gezdiği destinasyonların lokal mimari anlayışını da görmeyi tercih ediyor. Gittiği şehrin yerel yemeklerini yemeden, dilinden birkaç kelime öğrenmeden ve ün salmış binalarda en azından bir kare fotoğraf çekilmeden o şehri gezdiğine ikna olmuyor. 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü’ne özel hikayeleriyle ün salmış mimarileri sizin için derledik.

RELATED POSTS

Fobi çeşitleri

Eylül ayı sebze ve meyveleri

Birinci sınıfa başlayan çocuğa nasıl davranılmalı?

Seyahat edilen veya edilmesi planlanan ülkelerdeki lokal mimari anlayışı çoğumuz için ilgi odağı. Bu nedenle de dünyanın mimari harikası binaları, hikayeleriyle tüm gezginlerin uğrak rotası oluyor. Mimarisiyle büyülen dünyanın en meşhur yapılarını keşfe çıkın.

Mimari illüzyonun en görkemlisi: Dolmabahçe Sarayı

Osmanlı’nın ilk modern sarayı olan Dolmabahçe Sarayı, Sultan Abdülmecid’in isteği üzerine mimar Balyan kardeşlere yaptırıldı. 1843’te başlayan inşaat, 1853’te tamamlansa da o tarihte devam eden Kırım Savaşı sebebiyle ancak 3 yıl sonra açılabildi. Osmanlı mimari kültürüne uygun ama Avrupa stilinde inşa edilen yapıda, pek çok teknoloji de ilk kez kullanıldı. Süslemelerinde hiçbir masraftan kaçınılmayan sarayın her odası, hatta her köşesi ayrı göz alıcı. 2.000 metrekareyi aşan alanı, yüksekliği 36 metreyi bulan kubbesi ve her detayı ayrı bir işçilikle bezenmiş olan Muayede Salonu hala yapıldığı dönemdeki göz alıcılığını sürdürüyor. Topkapı Sarayı’ndan getirilen altın taht ve 4,5 tonluk kristal avize, salonu gezen herkesi büyülüyor.

Yalnız kralın ana kucağı: Neuschwanstein Kalesi

Kral II. Ludwig tahta çıktıktan sonra, yalnız geçirdiği ve sadece gelişmiş hayal gücüyle renklendirebildiği çocukluğunun telafisi olarak, hayallerindeki şövalyelere layık ve hayranı olduğu operalardaki gibi gösterişli bir kale yaptırmak istedi. Böylece büyüdüğü köy olan Swangau’da Neuschwanstein Kalesi’nin inşaatını başlattı. Almanya’da kalelerin stratejik öneminin kalmadığı bir dönemde yaptırılan Neuschwanstein Kalesi, halktan tepki çekti. İnşaatın bitmesiyle beraber, henüz dört oda dekore edilmişken kaleye yerleşen II. Ludwig, sadece 172 gün sonra savurganlığı ve takıntılı ruh hali yüzünden kendi bakanları tarafından suçlandı. 1886 yılında oluşturulan bir psikiyatri komitesi Ludwig’in zihinsel hastalığı olduğunu ilan etti ve kral, gözetim altığında tutulmak üzere, bir ay sonra ölüm yeri olarak anılacak Berg Şatosu’na gönderildi.

Bir postacının rüyası: Palais Idéal

1836 yılında Fransa’nın küçük bir köyü olan Charmes’de doğan Ferdinand Cheval, 13 yaşındayken okulu bıraktı ve postacı oldu. Bir gece rüyasında bir saray inşa ettiğini gören Cheval, posta dağıtırken ayağına çarpan taşın şekline hayran olunca saklamak için cebine koydu. Topladığı taşları birleştirerek kendince heykel denemeleri yaparken 15 yıl önce gördüğü rüyası aklına geldi ve o an hayalindeki sarayı evinin bahçesinde inşa etmeye karar verdi. 1879 yılının Nisan ayında sarayını inşa etmeye başlayan Cheval, sonraki 33 yıl boyunca yaklaşık 29 kilometre uzunluğundaki günlük posta turu sırasında taş toplamaya ve Palais Idéal’i inşa etmeye devam etti. 1912 yılında tamamlanan Palais Idéal, mimarı Ferdinand Cheval’in kitaplardan okuduğu, kartpostal ve dergilerde resimlerini gördüğü dünyanın onun gözündeki yansıması. Cheval, eserinin ana fikrini ise girişindeki “İnsanlar arasındaki kardeşlik” yazısıyla net bir şekilde ortaya koymuş. 1969’da tarihi eser olarak listelenen saray, bugün hala pek çok ziyaretçiyi ağırlıyor ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor.

Denizin kıpkızıl altın kapısı: Golden Gate

Dünyanın en çok fotoğraflanan köprüsü unvanını taşıyan Golden Gate, rengiyle de benzerlerinden ayrışıyor. Köprünün genel tasarımını New York’taki Manhattan Köprüsü’nün mimarı Leon Moisseiff, teknik ve teorik çalışmalarını mühendis ve matematikçi profesör Charles Alton Ellis yaptı. Amerikalı bir konut mimarı olan Irving Morrow ise köprü kulesinin genel şekli, aydınlatma düzeni, kule dekorasyonları, sokak lambaları, korkuluk ve yürüyüş yolları gibi Art Deco unsurlarını tasarladı. Fakat bunlardan da önemlisi, köprünün en çarpıcı özelliği olan renginin altına imzasını attı. Golden Gate, henüz tasarım aşamasındayken renginin gri olacağı kararlaştırılmıştı. Ancak inşaatı sırasında Amerikan Donanması, gemilerin köprüyü sisli havalarda rahat görebilmesi için dahiyane(!) bir fikirle geldi: Siyah üzerine sarı kalın çizgiler. Bu kadar emek harcanan köprüyü bir ucubeye çevirmek istemeyen Irving Morrow, paslanma önleyici kırmızı bir astar boyasından esinlenerek köprünün sıcak turuncu renge boyanmasını önerdi. Kabul edilen bu renk, Golden Gate’in ikonik bir yapı olmasının en önemli sebeplerinden biri oldu. Bu kızıllığı bir gün batımında görmek için San Francisco’ya gitmelisiniz.

Kör eden ihtişam: Aziz Vasil Katedrali

Moskova’nın dünyaca ünlü yapılarından biri olan Aziz Vasil Katedrali, tarihin önemli sahnelerine tanıklık etmiş yerlerden biri olan Kızıl Meydan’ın güney ucunda bulunuyor. Sık sık Kremlin Sarayı ile karıştırılan ve fotoğraflarda göründüğü kadar büyük olmayan bu yapı, insanı büyüleyen renkleri ve mimarisi sayesinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne de kabul edildi. Korkunç İvan 1552 yılında Tatarlara karşı büyük bir zafer kazanınca, bu zaferi hafızalara kazımak için bir eser inşa ettirmek istedi. Karar ve tasarım çalışmalarının ardından 1555 yılında yapımına başlanan Aziz Vasil Katedrali, 1561 yılında tamamlandı. İşte efsane tam da burada başlıyor. Kesin bir kayıt olmasa da yüzyıllardır dilden dile dolaşan bir rivayete göre, acımasızlığıyla nam salan Korkunç İvan, inşaatın tamamlandığı gün katedralin İtalyan mimarı Barma’nın gözlerini dağlatmış. Neden dersiniz? Döneminde eşi benzeri olmayan bu göz alıcı yapıyı başka yerde yapamasın diye… Bu kör edici yapıyı yerinde görmek için istikamet Moskova!

ShareTweetPin
Turuncu Dergisi

Turuncu Dergisi

Related Posts

Fobi çeşitleri
Yaşam

Fobi çeşitleri

Eylül 1, 2023
Eylül ayı sebze ve meyveleri
Mutfak

Eylül ayı sebze ve meyveleri

Eylül 1, 2023
Birinci sınıfa başlayan çocuğa nasıl davranılmalı?
Yaşam

Birinci sınıfa başlayan çocuğa nasıl davranılmalı?

Eylül 1, 2023
Yeni Dekorasyon Fikirleri
Yaşam

Yeni Dekorasyon Fikirleri

Ağustos 31, 2023
Gece, bebeklerin uykusunun kesilmesine neden olan beş etken!
Yaşam

Gece, bebeklerin uykusunun kesilmesine neden olan beş etken!

Ağustos 31, 2023
İyot eksikliği nedir? Vücutta iyot eksikliği belirtileri nelerdir?
Yaşam

İyot eksikliği nedir? Vücutta iyot eksikliği belirtileri nelerdir?

Ağustos 31, 2023

Recommended Stories

Türk Kahvesi en iyi nasıl pişirilir?

Türk Kahvesi en iyi nasıl pişirilir?

Mart 9, 2021
Tokyo Olimpiyatları’nda cinsiyetçilik krizi

Tokyo Olimpiyatları’nda cinsiyetçilik krizi

Şubat 4, 2021
Aralıklı oruç uygulamaları

Aralıklı oruç uygulamaları

Ağustos 22, 2022

Popular Stories

  • Çatalhöyük’ten bugüne Anadolu Motifleri ve anlamları

    Çatalhöyük’ten bugüne Anadolu Motifleri ve anlamları

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Cumhuriyet’in ilk kadın muhtarı ve bilinmeyen hikâyesi

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Küçük ev’ akımı Türkiye’de yaygınlaşıyor: Tiny House

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Gezilecek Yerler Var! İşte Kocaeli’de Görmeniz Gereken 10 Yer

    2 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Tuil dekor nasıl yapılır?

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
TURUNCU DERGİ

Turuncu dergisi Türkiye’nin hikayesini omuzlayan, ülkesinin kaderini kendi kaderi bilen nadir dergilerden. Doğruların ve yanlışların birbirine karıştığı, bilgi kirliliğinin hızla çoğaldığı bir süreçte Turuncu her sayfada iyiye ve doğruya dair yeni bir şeyler söyleme çabasında.

Son Yazılar

  • Tatlılarda şeker yerine kullanılabilecek alternatifler
  • Fobi çeşitleri
  • Sonbaharda tatile çıkmak için en keyifli 6 neden

Kategoriler

  • Anne&Çocuk
  • Astroloji
  • Ayşegül Akyüz Yahşi
  • Betül Tat
  • Dekorasyon
  • Dosya
  • Emine Kibar
  • Esra Öztürk
  • Fatma Akgün
  • Fatma Karaman Süslü
  • Feride Şimşek Benli
  • Gaye Yardımcı
  • Genel
  • Gülay Kurt
  • Gülşen Özer
  • Güzellik
  • Halime Tezcan Tosun
  • Hilal Güler
  • Hüseyin Karaca
  • Kadın Hikayeleri
  • Kültür&Sanat
  • Merve Kuş Mataracı
  • Moda
  • Moda&Stil
  • Muradiye Şimşek
  • Mutfak
  • Nuran Sözen
  • Nuriye Ataseven
  • Psikoloji
  • Röportaj
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Saliha Karaaslan
  • Seda Şişman
  • Senem Dinç
  • Seyahat&Tatil
  • Seyran Akdaş
  • Teknoloji
  • Tuğba Şahbaz
  • Tuğba Şahin
  • Ümmügülsüm Tat
  • Yaşam
  • Yasemin Batur
  • Yazarlar
  • Zahide Ceylan
  • Zehra Güveli
  • Zehranur Ceylan Demir
  • Zeliha Tamer

Sayfalar

  • Abonelik
  • Ana Sayfa
  • Dashboard
  • Dergiler
  • Gizlilik politikası
  • Hakkımızda
  • Hesabım
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • My Orders
  • Ödeme Sayfası
  • Sepetim
  • Store List
  • Teslimat ve İade
  • TURUNCUMOD
  • Yazarlar

© 2020 Powered by NONSTOP TECHNOLOGIES

No Result
View All Result
  • Hesabım
  • Dergilerim
  • Sağlık
  • Mutfak
  • Yaşam
  • Seyahat&Tatil
  • Kültür&Sanat
  • Dekorasyon
  • Kadın Hikayeleri
  • Anne&Çocuk
  • Yazarlar
  • Astroloji
  • Videolar
  • Üye Ol
  • Abone Ol
  • Dergiler
  • Psikoloji
  • Teknoloji
  • Güzellik

© 2020 Powered by NONSTOP TECHNOLOGIES

Tekrar hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluştur

Kayıt olmak için formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Parolanızı Kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap

Add New Playlist

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
Go to mobile version