SON SAYI
Temmuz-Ağustos sayımız yayındadır, satın alıp dijital okumak için buraya tıklayınız.
TURUNCU DERGİ
No Result
View All Result
TURUNCUMOD
Dergilerim
Hesabım
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
Lookbook
Blog
Dergiler
Abone Ol
TURUNCU DERGİ
  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
No Result
View All Result
TURUNCU DERGİ
No Result
View All Result
Home Röportaj Genel Yazarlar Ayşegül Akyüz Yahşi

Doğduğum Mesken

Turuncu Dergisi by Turuncu Dergisi
Aralık 3, 2020
5 min read
0 0
0
Doğduğum Mesken

Ev, mahremiyet demektir. Ev, insanın dış mekân olarak yaşadığı yurdun daha geniş çaplı replikasıdır. Ev hayatın sürdürülmüş, sürdürülecek ve sürdürülen her anıyla bir ilişki içindedir. İnsanın, hayat tecrübesi edindiği; doğumundan ölümüne kadar yaşadığı her deneyimde mekân ve sakin arasında hissel bir bağ söz konusudur.

RELATED POSTS

KADIN BALIKÇILAR VE MAVİ PARADİGMA 

Havva’nın kızları, meclise girip yılın manto modasını tartışacak

Çocukluğunun geçtiği evde, birinci derece yakınlarıyla özel anılar biriktiren mekânsal bir deneyim kazanarak dış olgulardan soyutlanmanın tadına varan insan; his odaklı bir karaktere sahip olur ve yaşamının her safhasında ruh halinin imajını sergiler.

Hayatın keşmekeşi içinde zaman zaman insana, yalnızlık hissi ve savunmasızlık hali hâkim olur. Bu duygusal eğilimin temel sebebi; “öz evim, öz yurdum” denilen yuvadan ayrı düşülmesiyle ve araya mesafe girmiş olmasıyla ilişkilidir ve bu durum; insan üzerinde mekân algısının bir tesiridir.

Araya zamansal ve alansal mesafelerin girmesiyle insanın doğduğu ev hafızada soyut bir resme dönüşür. Her ne kadar başkalaşmış veya başkalaşmaya devam etse dahi, insanın yaşanmışlıkları fırından yeni çıkmış tazecik bir ekmek kokusu gibi buram buram tüter. Bu durum, doğduğu evin fiziksel ve ruhsal olarak etkilerinin yaşam boyu devam ettiğine de doğrudan delillik eder.

Gezgin yazar Saint Exupêry, insanın kendini “tamamlayabilmesinin”, yaşadığı mekânın gerçekliğiyle bağlantılı olduğunu öne sürmüş ve “Eğer ki bir başkası değil de şu din, şu kültür, şu değerler bütünü, şu yaşam biçimi ise, insanın içindeki potansiyeli gün yüzüne çıkartan onun kişiliğini tamamlayan; o halde insanın hakikati bunlardır.

Mantık nerededir? Varsın biraz da mantık hayatı anlamak için çabalasın!”

İnsanın “öz yeri”, “öz evi” kişisel ve izafi bir karakter taşımasıyla mantıksal boyuttan sıyrılmakta ve bir “ruh hali” olma özelliği kazanmaktadır.

İnsan “öz yurdu” olan doğduğu evde; emek emek büyütülür, ilmek ilmek işlenir! Bu korunaklı yuva insan için kendini güvende hissettiği bir kale olur adeta.

Kısık göz kapakları arasından dünyaya kısmen açılan gözler ve o gözlerin gördüğü ilk ışık huzmesinin nüksettiği an; aynı zamanda köklerin “öz yerinde” toprağa tutunmasının da başlangıcıdır. Buradan hareketle insan ne kadar sağlam tutunursa, evreni sarmaya elverişli bir sarmaşık gibi büyümeye başlar. Kökleri “öz yurdundan” beslenen insan, hayatı sezgileriyle kucaklar.

İnsan “öz yurdu” olan doğduğu evde; emek emek büyütülür, ilmek ilmek işlenir! Bu korunaklı yuva insan için kendini güvende hissettiği bir kale olur adeta. İnsanın doğduğu evdeki yaşanmışlıkları; babası tarafından dikilen ve büyüdüğüne şahit olduğu bir ağaç, dokunulmamış hatıralarla dolu bir çatı-katı, annesinin sıcaklığıyla ısınan odalar… Mekanların formları değişse de insanda uyandırdığı etki ilk günkü tazeliğiyle devam eder.

Yaşanmışlıklar, insanın ruh halini besleyen yahut cılızlaştıran bir etkiye sahiptir. Bir yemek masası, bir koltuk, bir oyuncak, bir giysi yahut bir bahçe, bir duvar ya da bir pencere…

İnsan, öz evinde kim bilir; ne büyük  kederleri omuzlamış, ne çaresizlikleri yudumlamış, yahut ezilmişliğin zehrinden ne kadar tatmıştır kimbilir?

Belki de eşsiz bir sürur ve neşe içinde, gamzeli gülüşleri yankılanmıştır!

İnsan kendini kendi ile besler, büyütür.

Tüm hatıralar, mutluluğun veya mutsuzluğun portresini çizer, insanın kaderinde. Yaşanacak hayatın, yaşandığı kadarından aldığı paydır bu aslında. Bu pay, azımsanmayacak ölçüde büyüktür. Öyle ki insan bu payın tesiriyle hayata tutunmayı başarabilir insanya dokunduğu her dalı yeşertir ya da zehirli bir sarmaşığa dönüşüp, kendini çürütür.

Hâsılı, insan kendini kendi ile besler, büyütür. Kendini ait hissettiği yer ile olan bağlantısı nispetinde, hatırlamaya ve hissedilmeye değer anıların tazeliğiyle; yeniden serpilir, yahut kuruyup bir bir dökülür.

Sınırlarını aşma eğiliminde olan insanı /başka yerin çağrısı/olarak nitelendirilen “öz evinden” ayrılma temayülü bilinmeyen, alışılagelmemiş bir yolculuğa çıkmaya hazırlar. Böylece sınırlarının ötesine geçmeye azmeden insanın heyecan verici, merak uyandırıcı; bilinenden bilinmeyene olan keşfi yolculuğu başlar.

İnsan, “nisyan” kökünden gelmektedir. Unutmaya mahkûm oluşuna karşın direnç gösteren insan, hafızasını devamlı surette fethetmesidir. Öyle ki, fethedildikçe zenginleşir ve felaha kavuşur insan.

 

Zamanın; değiştirici, kırıcı, yıkıcı, tehditkâr değişkenliğine rağmen, insanın öz yurdu olarak gördüğü “kendi evini” hep yâdında tutması, buna mukabil; mekânın kırılgan değişkenliğine balta vururcasına, her hatıratı ilk haliyle canlı ve diri olarak hissedebiliyor olması- adeta geçmişin geleceğe uyanması-dır. Evet mekanlar, kırılgan zamanın yıpratıcı etkisine maruz kalır. Lakin, her günün bir önceki güne benzemezliği ve var olanın, daha önce var olmuşlardan belirgin şekilde ayırt ediciliği, anıların ruh hali üzerinde kalıcılığına etki edemez.

İnsan, “nisyan” kökünden gelmektedir. Unutmaya mahkûm oluşuna karşın direnç gösteren insan, hafızasını devamlı surette fethetmesidir. Öyle ki, fethedildikçe zenginleşir ve felaha kavuşur insan. Böylece geçmişini geleceğin kalabalığında kaybetmez. Öz evinden yâdına, hiç durmadan sızıntı olur insanın. İnsansa, yâdında canlananlarla; el ele, kol kola gezer ve dost olur. Aynı kökten beslenen koca bir sarmaşık gibi köklerine sımsıkı tutunur.

***

Bir kırık aynada belirir mazim.

Ben ki, hâlâ o pencerenin ardında

oturan bir çocuğum!

Zamanın büyütemediği,

tek şeydir çocukluğum!

Dost yüzü gibi rahat ve geniş

odalarında salınırken ben,

duvarlarına sinmiş sözler ansızın

mahur bir beste gibi

çalınır içimde.

Bacasında tüter, hala dumanım!

Göğüme vurur, sobanın kızıl renkli ışığı.

Ben cızırdarım!

Tüm müsveddelerini buruşturup attığım

yaşamın, biraz buruk biraz da kekremsi

Kokusunda demlenmiş bir çocuğum!

Annemin kollarında,

Babamın yollarında,

Bir gece bin masala böler, burada kendini.

Suların donduğu,

kuşların konduğu yerdeyim!

Burada başladı benim öyküm.

İlk nefesim, ilk ağıdım, ilk bakışım…

İlk günüm, ilk dünüm, hep bugünüm…

ShareTweetPin
Turuncu Dergisi

Turuncu Dergisi

Related Posts

KADIN BALIKÇILAR VE MAVİ PARADİGMA 
Gaye Yardımcı

KADIN BALIKÇILAR VE MAVİ PARADİGMA 

Ocak 6, 2021
Gülay Kurt

Aralık 11, 2020
Havva’nın kızları, meclise girip yılın manto modasını tartışacak
Yaşam

Havva’nın kızları, meclise girip yılın manto modasını tartışacak

Aralık 7, 2020
Nasıl Minimalist Oldum?
Saliha Karaaslan

Nasıl Minimalist Oldum?

Aralık 7, 2020
DEPRESYONU FIRSATA ÇEVİRMEK
Yaşam

DEPRESYONU FIRSATA ÇEVİRMEK

Aralık 7, 2020
Acuka
Mutfak

Acuka

Mart 7, 2021

Recommended Stories

Furkanı Ekrana Yansıyan Başörtüsü

Furkanı Ekrana Yansıyan Başörtüsü

Mart 3, 2021
30 Gün avokado yerseniz ne olur?

30 Gün avokado yerseniz ne olur?

Nisan 14, 2021
Portakal yemek kilo aldırır mı? 1 orta boy portakal kaç gram? Kaç Kalori?

Portakal yemek kilo aldırır mı? 1 orta boy portakal kaç gram? Kaç Kalori?

Ocak 28, 2022

Popular Stories

  • Çatalhöyük’ten bugüne Anadolu Motifleri ve anlamları

    Çatalhöyük’ten bugüne Anadolu Motifleri ve anlamları

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Cumhuriyet’in ilk kadın muhtarı ve bilinmeyen hikâyesi

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Küçük ev’ akımı Türkiye’de yaygınlaşıyor: Tiny House

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Gezilecek Yerler Var! İşte Kocaeli’de Görmeniz Gereken 10 Yer

    2 shares
    Share 0 Tweet 0
  • Tuil dekor nasıl yapılır?

    0 shares
    Share 0 Tweet 0
TURUNCU DERGİ

Turuncu dergisi Türkiye’nin hikayesini omuzlayan, ülkesinin kaderini kendi kaderi bilen nadir dergilerden. Doğruların ve yanlışların birbirine karıştığı, bilgi kirliliğinin hızla çoğaldığı bir süreçte Turuncu her sayfada iyiye ve doğruya dair yeni bir şeyler söyleme çabasında.

Son Yazılar

  • Tatlılarda şeker yerine kullanılabilecek alternatifler
  • Fobi çeşitleri
  • Sonbaharda tatile çıkmak için en keyifli 6 neden

Kategoriler

  • Anne&Çocuk
  • Astroloji
  • Ayşegül Akyüz Yahşi
  • Betül Tat
  • Dekorasyon
  • Dosya
  • Emine Kibar
  • Esra Öztürk
  • Fatma Akgün
  • Fatma Karaman Süslü
  • Feride Şimşek Benli
  • Gaye Yardımcı
  • Genel
  • Gülay Kurt
  • Gülşen Özer
  • Güzellik
  • Halime Tezcan Tosun
  • Hilal Güler
  • Hüseyin Karaca
  • Kadın Hikayeleri
  • Kültür&Sanat
  • Merve Kuş Mataracı
  • Moda
  • Moda&Stil
  • Muradiye Şimşek
  • Mutfak
  • Nuran Sözen
  • Nuriye Ataseven
  • Psikoloji
  • Röportaj
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Saliha Karaaslan
  • Seda Şişman
  • Senem Dinç
  • Seyahat&Tatil
  • Seyran Akdaş
  • Teknoloji
  • Tuğba Şahbaz
  • Tuğba Şahin
  • Ümmügülsüm Tat
  • Yaşam
  • Yasemin Batur
  • Yazarlar
  • Zahide Ceylan
  • Zehra Güveli
  • Zehranur Ceylan Demir
  • Zeliha Tamer

Sayfalar

  • Abonelik
  • Ana Sayfa
  • Dashboard
  • Dergiler
  • Gizlilik politikası
  • Hakkımızda
  • Hesabım
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • My Orders
  • Ödeme Sayfası
  • Sepetim
  • Store List
  • Teslimat ve İade
  • TURUNCUMOD
  • Yazarlar

© 2020 Powered by NONSTOP TECHNOLOGIES

No Result
View All Result
  • Hesabım
  • Dergilerim
  • Sağlık
  • Mutfak
  • Yaşam
  • Seyahat&Tatil
  • Kültür&Sanat
  • Dekorasyon
  • Kadın Hikayeleri
  • Anne&Çocuk
  • Yazarlar
  • Astroloji
  • Videolar
  • Üye Ol
  • Abone Ol
  • Dergiler
  • Psikoloji
  • Teknoloji
  • Güzellik

© 2020 Powered by NONSTOP TECHNOLOGIES

Tekrar hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz? Kayıt Ol

Yeni Hesap Oluştur

Kayıt olmak için formları doldurun

Tüm alanlar zorunludur. Giriş Yap

Parolanızı Kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş Yap

Add New Playlist

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?
Go to mobile version